Dünyaca ünlü emzirme danışmanı Lisa Marasco,bazen bebeklerin damaklarındaki gizli yarıklardan ya da dil kökü bağlarından kaynaklanan sorunlarla memeyi iyi kavrayamadıklarını, bu durumun da çok fazla çıkartılan ´cuk cuk´ sesleri arasında kaybolduğunu anlatan Marasco şu bilgileri verdi:
• Çok fazla nane yemek, nane çayı ve sigara içmek sütü azaltıyor.
• Annenin gençlik döneminden itibaren obezite sorunu varsa, bu durum süt üretimini olumsuz etkiliyor.
• Çok uzun süren stresli dönemler, vakumlu veya kaşıklı (forsepsli) doğum ile acil sezaryenler emzirmeyi olumsuz etkiliyor.
• Aşırı ödem sütün memelerden zor salgılanmasına neden oluyor. Ödemli annelerde süt 2-3 gün gecikerek geliyor, ödem azaldıkça süt artıyor. Ödemi söktürmek için annelerin salatalık, karpuz, lahana yemesi öneriliyor.
• Annenin yumurtalığında çok fazla kist olması, testosteron oranını artırıyor. Bu durumda 2-3 hafta sonra süt gelebiliyor. Kistlerden kurtulmanın yolu ise doğum.
• Bazen plasenta rahim kaslarına yapışıyor, geç atılıyor ve çok fazla kanamaya neden olabiliyor. Plasenta içerde kalırsa süt üretimi etkilenebiliyor.
• Anne önceki bebeğini sezaryen ile dünyaya getirmişse, 35 yaş üzerindeyse, çoklu gebelik varsa, süt üretimi gecikiyor.
• Nezlede kullanılan bazı ilaçlar süt üretim hormonu olan prolaktini ve dolayısıyla sütün üretimini azaltıyor.
• ‘Çok fazla su içersem sütüm bol olur’ anlayışı doğru değil. Aşırı su içme çok süt üretileceği anlamına gelmiyor. Emziren anne susadıkça içmeli.
• Eğer dil bağı sorunu nedeniyle bebek ememiyorsa bu bağın kesilmesi bebeğin annesinin sütünü daha iyi almasını sağlıyor. Ancak bu bağın kesilme işleminin mutlaka, bir uzman tarafından yapılması gerekiyor.
• Süt veremeyen annelerin memeleri kontrol edilmeli. İki meme arasında 3 parmaktan fazla aralık varsa bu anatomik bir bozukluğun göstergesi olabileceği için bir risk faktörü.
• Gebelik sırasında memelerde damarların genişlemesi görülmeli. Damarsız memeden süt gelmeyebilir.
• Meme çatlaklarının çok fazla olması, emzirme süresini azaltabilir.

Yorumlar
0